Dilruba, Osmanlı Türkçesinde "gönül çalan" anlamına gelir. 1996'da Üsküdar Fethipaşa Korusu'nda kapılarını açan Dilruba, bu ismin hakkını vermek için kuruldu: misafirlerimizin yalnızca midesini değil, gönlünü de doyurmak. Boğaz'ın üç köprüsünü kucaklayan eşsiz manzarası, çamların gölgesi ve sofrada biriken onlarca yıllık emekle bugün hâlâ aynı ilkeyle hizmet veriyoruz.
Yoğurdumuz, mandıradan aldığımız sütü kaynatıp kendi elimizle mayaladığımız yoğurttan yapılıyor — hafif ekşiliği de bundan. Ayranımız o yoğurttan çekiliyor. Kaymağımız %100 manda kaymağıdır. Ekmeklerimiz, Adıyaman'ın taş değirmenlerinde öğütülmüş unuyla her sabah hazırladığımız ekşi mayalı ekmekler. Limonatamız makineye girmeden tamamen doğal yollarla yapılıyor. Reyhan şerbetimiz demleme usulüyle hazırlanıyor. Tatlılarımız ve kurabiyelerimiz yalnızca tereyağıyla yapılıyor. Pilavımızda tereyağı ve zeytinyağını birlikte kullanıyoruz. Lahmacunlarımızda yalnızca kuzu kıyması kullanıyoruz. Türk kahvenizin yanında gelen lokum, Isparta'nın gül lokumu.
Hiçbir ürünümüzde katkı maddesi, MSG (Çin tuzu), gıda boyası veya herhangi bir yapay bileşen kullanmıyoruz.
Dilruba mutfağı, Türkiye'nin farklı coğrafyalarından özenle seçilmiş ürünlerle kurulu. Her birinin ardında bir üretici, bir toprak ve bir gelenek var:
Üretimlerimiz tamamen günlük yapılır ve yalnızca rezervasyon sayısına göre hazırlanır. Taze olmayan hiçbir ürünü sofranıza getirmiyoruz.
Bunlar ülkemizin güzide coğrafyalarından getirdiğimiz ürünlerin yalnızca bir kısmı. Tabağınızdaki her lokmada görmediğiniz ama hissedebileceğiniz bir çaba var: yılın 365 günü, sahadan mutfağa, mutfaktan sofranıza uzanan yoğun ve özverili bir operasyon.
Dilruba'da israf yönetimi bir tercih değil, temel bir ilke. Üretimlerimizi günlük ve yalnızca rezervasyona göre yaptığımız için mutfaktan çıkan her ürün o gün kullanılmak üzere hazırlanıyor.
Açık büfe kahvaltımızda ise misafirlerimizi de bu ilkenin ortağı yapıyoruz: tabağında, kasesinde ya da bardağında hiçbir şey bırakmadan kahvaltısını tamamlayan misafirlerimize indirim uyguluyoruz. Bu uygulama sayesinde açık büfe kahvaltımızdaki israf oranını %80 oranında azalttık.
Çünkü gerçek bir sofraya saygı, onu hazırlayanı olduğu kadar onu tüketeni de kapsar.
Kuzguncuk Mahallesi'nde, Fethipaşa Korusu'nun çamları arasında yer alıyoruz. Üsküdar vapur iskelesine yakın, Kız Kulesi'ne araçla yaklaşık 12 dakika mesafedeyiz. Kendi otoparkımız mevcuttur.